BURNT (Yanık)
Aşçılık bir lezzet ve sunum yaratma sanatıdır. En lezzetli yemeği en iyi formunda pişirebilmek için en uygun ve çeşitli malzemeleriniz olması gerekir. Bilinenin dışına çıkmak, kaynağını doğadan almak, kültüründen vazgeçmeden yeni tatlar yaratmak, eşlik eden içeceği seçmek ve bir bütünlük yaratmak gerekir. Elinizdeki her malzeme üzerinde yeniden çalışabilirsiniz ancak yanık olanı geri döndürmek artık mümkün değildir. Bir de “yanık” olmak vardır. Anadolu’da yaşamının erken döneminde ağır kayıp yaşamış çocuklara “yanık” derler. Yanık mecazi anlamda “aşık” ve “duygulu, tesirli” anlamına da gelir. İnsanın içine işleyen bir etki yaratan eski türküleri yanık yanık okuyorlar diye tanımlarız. İçinde çok çok yoğun hissederek var olmak. Özellikle bir Michelin yıldızlı aşçı olmak için mesleğinize yanık olmanızı da gerekir bir yandan. Ancak yandığınız duyguları yönetemezseniz!!!
Psk. Dr. Meral Aydın
Bradley Cooper’ın canlandırdığı Adam Jones, alkol ve uyuştucu kullanımı nedeniyle tüm kariyerini mahvetmeden önce kendi döneminde dünyanın en iyi 2 Michelin yıldızlı şeflerinden biriydi. Hayata sıfırdan hatta eksiden başlayanlar başarılı bir yerlere ilerleyebildiyse sonrasında her şeyini kaybedip en kötü konuma düşşe dahi yeniden başlayıp kendisinin önüne geçmeye çalışır. Çünkü bildiği en iyi şey hayatta kalmaktır. Hatta hayatta iyi kalmaktır. Adam tüm kariyerini, ilişkilerini, kısmen ruhsal sağlığını kaybetmiş olsa dahi geri dönmenin yollarını arar. Kendisini uyuşturucudan arınmak için sığınacağı bir meşgale olarak bir milyon istiridye ayıklamakla cezalandırır. Hem mutfak malzemelerinden uzak kalmayacak hem de mutfakta olmayacaktı. Sonunda bir milyonuncu istiridye de ayıklandı: Ancak hayat kaldığı yerden devam etmemeliydi…
Tanrı istiridye ve elmayı yarattı diyen şef Jean Luc’un öğrencisi olma şansına erişmesi kendisine aşçılığın en doruklarına giden yolu açtı. Yolundan şaşıp düşmüş olsa da kaldığı yerden Luc’un tariflerine yakın tatlar yaratmaya çalışarak yoluna devam edecekti. Ve tabi ki yollar eski dostlara düşecekti; maksat kaldığı yerden birlikte büyümek… Çocukluktan itibaren birlikte büyüdükleri ve Adam’a âşık olan Tony babasının ölümcül hastalığa yakalanmasından sonra sahip oldukları otelin restoranında işler pek iyi gitmiyordu. Adam doğrudan Tony’nin oteline gider ve sağlıklı bir şekilde şehre geri döndüğüne Tony’i ikna etmeye çalışır. Oysa zamanında Tony’nin restoranını batırarak onu çok zor bir duruma sokmuştur. Tony kendi döneminin en iyi şef garsonudur. Adam pes etmez ve ekibini toplamak için harekete geçer. Eski çalışanlarından Michel’i bulur oysa zamanında Michel’in restoranına fareleri salıp sağlık görevlilerine ihbarda bulunmuştu. Ayrıca yeni biri olarak Helen’i keşfeder ve onları birlikte çalışmaya ikna etmeye çalışır.
Tüm bu süreçte iletişimini hep bir üstten bakışla sürdüren Adam, kendisinin bir şeyleri çok iyi bildiği onları bu iyi şeyin etrafında toplamaya çalıştığı yönünde bir tavır sergiler. Bildiği işi iyi yapmanın üstünlüğünü göstermek ve kendini savunmak zorunda olduğunu ifade eder. İyi bir şefin kibirli olması gerektiğini ve kendi fikrini sonsuzca savunması gerektiğini söyler. Yeni sokak tatlarını iyi bilen genç yardımcı şeflere ulaşmaya çalışır. Sürekli olarak farklı sokak tatlarını deneyimler; yeni tatlar, yeni soslar ve yeni ahenkler aramaktadır. İyi bir şefin sürekli yeni bir şeyler keşfetmesi ve mutfak tatlarına eklemesi gerektiğini vurgular. Tıpkı seks gibi: hep aynı şekilde sevişirsen seks tadını yitirir der.
Etkili bir yemek eleştirmeni olan Simon’a gider ve ondan destek ister. Ancak diğerleri gibi Simon’da onun ölmüş olduğunu düşünüp geri dönmesine şaşırmıştır. Adam ilişkilerinin çoğuna seksi dahil etmenin bir yolunu bulması ile de tanınıyor. Lezbiyen olan Simone dahi Adam ile seks yapmıştır ve tabiki bu işten kalbi kırılarak çıkmıştır. Yine de Simone Tony’nin restoranında bir tadım yapmaya ikna olur.
Tony Adam ile sıkı bir anlaşma yapar, düzenli olarak her hafta bir psikiyatrist ile görüşüp alkol ve uyuşturucu kullanmadığına dair idrar testi verecektir. Psikiyatristine üstten bir tavırla yaptığı konuşmaya istinaden şu cevabı duyar: “Deneyimlerime göre buraya gelip yersiz yorumlarda bulunan insanlar genellikle korkularını açığa vurmamak ve kendilerinden kaçarak farklı biri gibi görünmek adına bunu yaparlar.” Psikiyatristi Adam’ın içindeki yanık çocuğu görmüştü ve Adam’ın en iyi olmakla ilgili tansiyonunun ve dışarıya yansıttığı sertliğin altında iyi olmadığı noktada hiçbir şey olamayacağı kırılgan ve kayıplı bir yoldan geliyor olması yatıyordu. Psikiyatristine şeflerinin 7 Samuray filmindeki samuraylar gibi olmasını istediğini söyledi. Çünkü açıkça ifade edemese de böyle güçlü bir ekip ve aileye ihtiyacı vardı
Daha sonra kendi döneminden sapasağlam ayakta kalan arkadaşı Reece’in ünlü restoranına gider ve yediği masada şefi şikâyet ederek onu masaya çağırır. Reece kendi dönemlerinin en kötüsü iken şimdi işinde en iyi durumda olandı. Reece, serseri bir genç olmak romantik olabilir ancak yetişkin bir serseri olmak değil, der ve Adam’ı tersler. Ve Reece’in rekabet ve kıskançlık duyguları çoktan tetiklenmiştir.
Adam ekibini büyük oranda toplamış ve Tony’nin mutfağında hazırlık çalışmalarına başlamıştır. Bir TV programından canlı yayına çıkması önerilir ancak geçmişi konuşulacağı için bunu bir aşağılama gibi görür ve kabul etmek istemez. Bir yandan halen borçlu olduğu uyuşturucu satıcıları peşindedir. Ölüm tehdidi mesajı gönderirler ve artık yeri bellidir.
Restoran ve ekip hazırdır ve restoranın açılış gecesidir. Reece oldukça düşmanlık gösterip tanınmış bir yemek eleştirmenize Adam ve geçmişi ile ilgili oldukça kötüleyen bir yazı yazdırıp açılış gecesini sabote etmiştir. Üstelik açılış gecesine gelerek yarattığı felaketi izlemenin keyfini sürmüştür. Gazete haberini gören ve birkaç masa iptalini öğrenen Adam mutfakta oldukça gergindir. Sürekli olarak ekibe sert, eleştirel davranır hatta bağırıp çağırır. Tüm şefleri ve yardımcı şefleri sert bir şekilde azarlar. Çünkü en kırılgan yerinden yakalanmıştır. En iyisini yapma arzusu yapmak zorunda olması ile ilgiliydi. En ufak eleştirilecek bir açık bırakırsa oradan içine sızarak duvarı yok edecek olan keskin bir jilet etkisi gibi geleceğini biliyordu. Çünkü iyi olanlar unutulmaya meyillidir ancak kötü ve eksik olan asla unutulmaz. Muhtemel kendi çocukluğunun ezici zorlu yanlarını kendisi de hiç unutamıyor ve sürekli bir kaybetme korkusu yaşıyordu. O nedenle içinde hissettiği tehdidi sürekli dışarıya yansıtıyordu. Açaılış gecesinin faturası büyüktü bu nedenle o gece yaşanılan felaketi örtmek için hızlıca TV show’larına çıkmayı onayladı ve Tony’e bir daha hiç boş masaları olmayacağının sözünü verdi.
TV programına çıkıp açılış gecesindeki fiyaskoyu telafi etmek için bir hafta tüm misafirlere ücretsiz yemek servisi yapılacağını ilan etti. Sonrasında ekiple her şey yeniden konuşuldu: yeni ekipmanların da kullanılacağı yepyeni bir menü üzerinde çalışıldı ve her şey çok güzel geçti. Açılış gecesi Times’ın olumlu eleştiri yazısı daha ilk günden müthiş bir başarıya imza atmalarını sağladı. Tabi rekabetin öbür ucundaki Reece kendine değil de o denli rekabete odaklı idi ki; bu başarıyı kıskanıp kendi mutfağını kırıp ağır hasar verdi. Yine ilk sırada olamayacaktı; Adam geri dönmüştü.
Adam artık birlikteliğin önemini anlamanın yanında ilişkisel olmanın ne demek olduğunu da yavaş yavaş deneyimlemeye başlıyordu. Giderek ekibine daha yakın davranıyor, onların fikirlerine değer veriyor ve daha katılımcı bir çalışma ortamı kuruluyor. Hep birlikte daha iyisini yaptıkça daha da iyisini hayal etmeye başlıyorlar: Yani 3 Yıldız…
Michelin yıldızlı bir aşçı olmak tüm bunları yaparken sunum ve ortam, ekip dahil tüm süreçleri en ideal şekilde eşleştireceğiniz küçük bir özgün harikalar dünyası yaratmanızı gerekir. Tüm menü, mutfak, restoran çalışanları 3 yıldız Michelin standartlarına hazırlanır ve artık sadece gizli Michelin denetçilerini beklemeye başlarlar. Bir gün Gizli Michelin denetçisi olduklarını düşündükleri iki kişi restorana gelir ve mutfakta titiz heyecanlı, gergin bir hazırlık başlar. 3. Yıldızı almakla ölümsüzlük hayal ediyor. Yani mükemmeliyet. En üst seviyede şeflerin Yodası eğer 3 yıldızı alamazsa onu bekleyen şeyin ölüm olduğunu söylüyor.
Birilerine ihtiyaç duymak zayıflık değildir insanı güçlendirir. Başkaları ile yakınlaştıkça güçleniriz. Adam Helen’e yakınlık hissediyor ve ona kendi dramını anlatıyor. Berbat bir hayattan hiçbir şeyim yokken Fransizca bile konuşamazken Luc’ün mutfağındaydım. Günde 20 saat haftada 6 gün çalıştım. Her şey çok iyi gitti. O kadar iyi gitti ki sonra nasıl sürdüreceğimi bilemedim. Her şeyi kontrol etme arzum beni darmadağın etti. Helen’le Adam’la yakınlaşma mutfakta onun gibi katı ve öfkeli bir medusa ya dönüşmeye başladı.
Bir gün restorana Michelin denetçisi olarak geldiğini düşündükleri 2 kişiye yemek hazırlıyordı. Stres çok çok yoğundu. Tam o sırada Adam’ın peşinde olan uyuşturucu satıcıları mutfağın kapısında Adam’ı bekliyordu ve onu dışarıda iş yapamayacak kadar ağır hırpalırlar. Yardımcı şef olarak işi devralal Michel tabakları salona hazırlar ancak tabaklar yenilmeyecek kadar acı diye geri gelir. Michel Paris’te restoranına fare salarak mahvettiği işinin rövanşını almak için yemeye Arnavut biberi eklediğini itiraf eder. Adam’da hatlar kopmuştur. Kriz halinde sadece güler ve çıkar gider. O güne dek yazıp biriktirdiği borç listesini nehre atar. Muhtemel bir yandan ölümü de düşünür çünkü bu davranış bir ölüme teslimiyet demektir. O gece içki içer ve aşırı sarhoş halde Reece’in mutfağına gidip onun gözünün önünde intihar etmeye çalışır. Adam’ın her adımında ilişkisel bir aksiyon vardır. Birinin canını yakmak, birine kendi acısını hissettirmeye çalışmak. Sabah Reece ona kahvaltı hazırlar ve sohbet ederler. Neden bana yardım ediyorsun diye sorar Adam. Çünkü sana ihtiyacım var hepimizin birbirimize ihtiyacı var der Reece. Benden daha iyisin. Bu da seni en iyisi yapar. Bir öncül olarak diğer herkesin ihtiyaç duyacağı bir konumdur bu. Sana ihtiyacımız var. Reece oldukça narsisistik rekabetçi bir yerden hareket ederken Adam oldukça ilişkisel bir karmaşanın içinde duygularını düzenleme becerisinden yoksun bir şekilde dalgalanıp duruyordu.
Daha önce Luc un kızı Anne Marie ile ilişkileri vardı ve birlikte ağır uyuşturucu kullanıyorlardı. Anne Marie Adam’ın uyuştutucu borçlarını öder ve babasının bıçaklarını Adam’a verir. Babam ölmeden önce kendisi bileyledi ve “Adam her şeyi mükemmel sever” dedi. Bensiz daha iyi olacaksın der. Adam ise herkesin saygısını geri kazanmayı ve babana layık olmaya çalışıyorum der. Onay ve hayranlıktan ziyade ilişkisel bir kabul, aidiyet ve sevilme peşindeydi.
Zamanla o gece denetçi sandıkları kişilerin olağan müşteriler olduğu anlaşıldı ve umut yeniden yeşerdi. Bu sefer daha olgun bir yerden ve tüm ekiple birlikte. Helen, bize sana destek olmaya izin ver, tek başına yapamazsın ancak birlikte yaparız, biz senin aileniz der ve yeni bir başlangıç yapılır. Artık ortak bir çalışma alanıdır mutfak.
Ve tabiki gün gelir ve gerçek Michelin denetçileri gelir. Adam tüm ekibin birlikte hazırladıkları yemekleri salona gönderir ve artık 3 yıldızı şansı oradadır….
Adam filmde oldukça narsisistik özellikleri ile öne çıkıyor olsa da ilişkisel kırılganlığı beğeni ve hayranlık toplama arzununun önüne geçer. Kendi varoluşunu yeşerttiği Luc ile olan ilişkisi ve Luc’un mutfağı idi. Ancak yanık bir yemeği geri döndürmeye çalışsanız dahi yanık kokusu, isi hep ağzınıza gelecektir. Adam o denli bu yanık tarafının tadı ile yaşamış ki hayatta en iyi mutfağın en iyi şefinden çıkan en iyi yemek olsa dahi hep içindeki yanık kokusunun onu ele geçirmesinden kokmuştu. Bir başkası ondan önce fark edip onu yok etmesin, sistemden atmasın diye kendi kendini sabote ederek sağlığına, ilişkilerine ve kariyerine zarar vermişti. 3 yıldız Michelin kalıcı bir mühürdür ve tüm zamanların iyisi olursunuz. Adam o denli bölünmüş bir ruhla yaşıyordu ki iyide kalmak onu sonsuz bir kaybetme korkusu ile başbaşa bırakıyordu. Bir borderline yapının kendini ilişkiler üzerinden var edip yeteneklerini ortaya çıkarıp ilerlerken öte yandan her şeyin iyi gittiği noktada kendini yere çalacak bağımlılıklarını görürsünüz. Daha ilk gençlik dönemlerinde Luc’un mutfağında çalışırken bile iş sonrasında sabahlara kadar içiyor ve etkileşimde olduğu bir çok kişi ile seks yaparak ilişkilerini bozuyordu. En yoğun hazlar ve en yoğun kayıpların arasında gidip geliyordu. Daimi bir instabilite her geçen gün onu kendi değerli parçalarından ayrıştırıyordu. Bugünün gerçekliğine adapte olmaktansa çocukluğunun annesiz, babasının zalim tutarsız halleri ve kendi çocuksu kaybolmuşluklarına daimi bir kayıp olarak sarılıyordu. Aslında kendine, etrafındaki insanlara, işine bugünün gerçeği ile sahip çıkması geçmişe veda etmesi demekti. Yazık ki iyi ebeveyn fantezimiz ve kaybı inkar erme eğilimimiz bizi sonsuz geçmiş girdaplarında yok edebiliyor. Nihayetinde Adam yeni bağları ve kendi kurduğu ailesi ile o girdaptan çıkıyor.
Psikesinema Dergisi’nin 58. sayısında yayımlanan bu makale, derginin Sinema ve Gastronomi temalı özel sayısında yayımlanmıştır.







